4 Eylül 2009 Cuma

A. Demirspor 0-0 Livorno, Kazanan=Kardeşlik, Grazie Livorno!

Dün büyük bir coşkuyla, festivalle, Ciao Bella'larla karşılandı Livorno Adana'ya indiğinde. Başkan Vekili Ricci Nelro'nun ağzından duyulan ilk söz "Muhteşem" oldu. Önce güzel bir Adana turu atıldı, 1.5 acılı Adana kebaplar yendi, sohbetler edildi tercümanlar eşliğinde. Gülündü, eğlenildi.

Saat 21:00'de başlayacaktı karşılaşma ama saatler öncesinden başlayan hareketlilik son 2 saat kala iyice doruğa çıkmıştı. Caddelerde marşlar söyleniyor, orak-çekiç, Küba, Filistin, Che bayrakları dalgalanıyordu. 'Şehrin Asi Çocukları' sol besteleriyle caddelerden geçip tüm şehri selamlıyordu.
Böyle gidildi Adana 5 Ocak Statı'na kadar. Daha önce de defalarca tıkabasa dolmuştu stat ama bu kez daha bir coşkulu kalabalık vardı statın etrafında. Adana Demirspor'a gönül verenlerin yanısıra, kendisini 'solcu' hisseden insanlar da bu maça gelmişti. Stat dışında komünist şarkılar/marşlar söyleniyor. Herkes, coşkunun artmasına katkıda bulunuyordu.
Kapılar açıldı ve binlerce yürek tek bir amaç için girdi içeri. Hava sıcaklığı oldukça yüksek olduğu için ilginin düşük olacağı endişeleri yerini gurura bırakmıştı.

Maçın başlaması ile birlikte Adana Demirspor'un efsane taraftar grubu Şimşekler'in de tribün şovu başladı. Önce tribünde birbiri ardına açılan pankartları, statı çevreleyen tek bir çizgi halinde hazırlanmış meşale şovu takip etti.
Adanalı nezaketini İtalyan konuklarına yaşatmak isteyen Demirsporlular, önce "Livorno" diye tezahhürrat yapmaya başladı. Sahada iki takım vardı ama tribünde tek bir beste söyleniyordu...
Açılan pankartlardaki mesajlar da Şimşekler'in her zamanki duyarlılığını yansıtıyordu. Kanser olmasına rağmen tahliye edilmesine izin verilmeyen Güler Zere için hazırlanmış pankartlar da vardı, işgal altındaki Filistin'i savunan pankartlar da. Ve tabii, komünizmin iki 2 simgesi de tribündeydi; Che ve orak-çekik pankartları.

İlk yarının başlaması ile birlikte her iki takım da kardeşliği ve dostluğu unutmadan futbol oynamaya başladı. Sertliğin en alt seviyede olduğu karşılaşmada, düdük sesi de oldukça az duyuldu. Demirspor'un geliştirdiği ataklar sert İtalyan defansına takılırken, daha kontrollü bir oyun sergileyen Livorno kontra ataklarla Demirspor kalesini yokladı. En ufak faul de dahi futbolcular birbirinden özür dileyip elini uzatırken, çalım atan da, çalım yiyen de pozisyonun ardından tebessüm edebiliyordu. Maçın ilerleyen dakikalarda dostluğun harareti kadar tribünleri dolduran binlerce taraftarın da harareti artmıştı. Bunaltıcı sıcak yüzünden su ihtiyacı duyan taraftarların, "İtfaiye sula bizi" tezahhüratları karşılıksız kalmadı ve tribünler itfaiyenin hortumundan çıkan tazyikli suyla serinletildi. İlk yarının son düdüğü çalarken, her iki takım futbolcuları da omuz omuza gitti soyunma odalarına... Skorboard'da ise "0-0" kardeşlik vardı.
Aynı coşkuyla başlayan ikinci yarıda, sahadaki kardeşlik devam ediyordu. Ancak tribünler için aynı şeyi tam anlamı ile söylemek mümkün değildi. Emniyet güçleri, bazı taraftarların açtığı pankartlar nedeniyle müdahalede bulununca kısa süreli de olsa gerginlik yaşandı. Müdahalede bulunan pankartlar arasında en göze batan ise "Güler Zere" için hazırlanan pankarttı. Taraftar yine emniyet güçleri engeline takıldı yani, bari bugün rahat bıraksalardı keşke.

İkinci yarının ortalarına doğru hava sıcaklığı ve nemin etkisi futbolcuları daha da fazla etkilemeye başlayınca oyundaki tempo da düşmüştü. Karşılıklı ataklar sonuçsuz kalıyordu ama tribünlerdeki heyecan ve coşku bir dakika olsun durmuyordu. Livorno'dan gelen taraftarlar ve Şimşekler, omuz omuza vermiş marşlarını, şarkılarını söylüyordu. Her iki taraftar grubu da farklı dilleri konuşuyordu ancak o statı dolduran herkesin ortak dili olan futbol ve sol anlaşmalarını sağlayabiliyordu.
Karşılaşmanın son düdüğü çaldığında skorboard'daki 0-0 eşitlik, aynı kardeşlik gibi bozulmamıştı. Gecenin sonunda ağızlarda kalan tatlar, yenen acılı Adana kebaplar, güzel bir futbol ve ortak ideoloji oldu...

Söylenebilecek tek şey var.

Grazie Livorno! Grazie Adana Demirspor!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder