
Ankaraspor'un ilk 11'i: Senecky, Ömer, Baki, Brabec, Aydın, Adem, Hürriyet, Bilal, Neca, Tita, İlhan Parlak
Galatasaray'ın ilk 11'i: Leo Franco, Sabri, Emre Aşık, Servet, Hakan Balta, Mehmet Topal, Mustafa Sarp, Keita, Elano, Arda, Baros
İlk 20 dakika ortada geçti, bu dakikaya kadar en ciddi pozisyon İlhan Parlak'ın kafa vuruşuydu. Ancak o dakikadan sonra Galatasaray (Arda-Keita-Elano-Topal önderliğinde) vites büyüttü ve maçın kontrolünü eline aldı. Arda'nın kornerine Mustafa Sarp güzel bir kafa vuruşu çıkardı, ancak Slovak kaleci Senecky güzel bir kurtarışla cevap verdi. Bu pozisyondan yaklaşık 1-2 dk sonra ise Baki-Senecky anlaşmazlığının cezasını Elano şık ve akıl dolu bir aşırtma golüyle kesmeye çalıştı ancak Senecky yine müthiş bir kurtarışla gol izni vermedi. İlk yarı da böyle son buldu. Özellikle Baros'u beğenmedim ilk yarıda, çok pasifti. Aldığı her topu da ezdi.
Ankaraspor'da ilk yarıda göze batanlar: Tita, Bilal, Ömer Aysan ve Senecky
Galatasaray'da ilk yarıda göze batanlar: Arda, Keita ve Mehmet Topal
---------------------------------------------------------------------------------
İkinci yarı tamamıyla Galatasaray üstünlüğüyle geçildi. Genellikle ağır, sıkıcı bir tempo olsa da zaman zaman pozisyonlar buldu Galatasaray; ancak Tita'nın yakaladığı pozisyon gol olsaydı maçın sonucu çok farklı olabilirdi. Kayıpları oynayan Elano ve Baros ikilisi çıktı önce, Kewell ve Nonda girdi. Birkaç dakika sonra da Aydın dahil oldu, oyunun seyri bir anda değişti. Önce dk 74'te Arda'nın kornerini Harry Kewell çok güzel bir kafa vuruşuyla perdeyi açtı, ardından dk 83'te Nonda Aydın'ın asistini gole çevirdi.
Burada övülmesi gereken 2, hatta 3 nokta var. Birincisi Rijkaard'ın oyuna müdahaleleri, bu onun oyunu ne kadar iyi okuduğunun bir göstergesidir şüphesiz. Oyuna aldığı 2 oyuncu gol attı, diğeri de asist yaptı. İkincisi yedek oyuncuların hırsı ve göreve hazır olmaları. Üçüncüsü ise belki çok dikkat çekmeyen bir nokta; Kewell'ın kafa toplarındaki üstünlüğü ve kusursuz zamanlaması (birçok maçta gördük bunun örneklerini, bugün de o günlerden biriydi).
Bu maçtan çıkarılacak dersler:
1- Sabri için özel ekip kurulsun, orta açmayı öğrensin; veya boştaki Giourkas Seitaridis alınsın, kökten çözülsün bu sorun.
2- Keita acilen klonlansın. Keita 1 yorulduğunda yerine Keita 2 girsin.
3- Defansın göbeğine top yapabilecek, yerden çabuk, seri ve ayağına hakim bir oyuncu alınsın acilen. Bıktık Servet'in çalımlarını seyretmekten...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder